Netlopedi

                     Web Kütüphanesi

21 Aralık 1840′ ta Tekirdağda doğdu, 2 Aralık 1888de Sakız Adasında öldü. Asıl adı Mehmed Kemal. Namık adını ona şair Eşref Paşa verdi. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşanın yanında, Rumeli ve Anadolunun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşında İstanbula babasının yanına döndü. 1863te Babıali Tercüme Odasına kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1865te kurulan ve daha sonra yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Bir yandan da Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. Gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın nedeniyle 1867′de kapatıldı. Devamini Oku »

 

1. KİTABIN KONUSU      :

Hızla gelişen bu evrende dünya ondan başka da dünyalar olduğunu fark etmeli ve buna yönelerek bu konuda kendine göre bir takım işlere başlamalıdır. Yoksa bir gün bu alanda bulunan (dış çevredeki) varlıklar onu fethedebilir. Bunu göze alarak bilime ve teknolojiye önem vermenin bilincinde olmalıdır.

2. KİTABIN ÖZETİ  :

Her şey bir gece aniden olan bir meteor yağmuru ile başlar, şehirdeki tüm elektronik eşyalar yanmıştır. Bu olaydan sonra çevrede siyah çakıl taşlarına benzeyen cisimler fark edilir. İnsanlar bu çakıl taşlarına dokunduklarında bu çakıl taşları insanlara bir protein aşılayarak, insan ve tüm canlı genlerinde 2.5 milyar senedir pasif bir şekilde bulunan, fakat bu aşı ile beraber aktifleşecek bir virüs canlanır ve değişim başlar. Artık insanlık nezleden daha hızlı yayılan bir belayı bir avuç bilim adamı ile atlatmak zorundadır.

3. KİTABIN ANA FİKRİ :

Sürrealist bir görüşle; uzaydaki diğer toplumların da var olduğu, bizleri izlediği ve uygun ortam oluştuğu takdirde dünyadan insanlığın çıkarılıp yeni bir ırkın dünyayı istila edebileceği.

4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Kitapta gösterilecek bir şahıs  veya eser kahramanı yoktur; çünkü yazar aniden insanlar tarafından bilinmeyen bir varlığın çıktığını ve hızlıca yayıldığını anlatan bir olayı yazıyor. Varlık, insanoğlunun gördüğü ve bildiği hiç bir şeye benzemiyor: yeni bir terminatör klasiği…

5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

Kitapta olay çok heyecan verici bir şekilde gelişerek devam ediyor. Her insanı şaşırtabilecek bir yetkiye sahip diyebiliriz.Kitabın getirdiği yeniliği şöyle ifade edebiliriz; 2.5 milyar gibi çok uzun bir zaman periyoduna bağlı bir senaryoya internet kavramının ve hüzünlü bir aşk hikayesinin sığdırılabilmesi. Kitapta bilim ve yeni çağımız hakkındaki kavramların bulunması kitabı daha da zevkli hale getirmiştir, bunu okuyan herkesin bu kitabı seveceğine inanıyorum.

6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:

Robin Cook romanlarıyla çok büyük üne kavuşmuş bir yazardır, çok  sıradışı bir hayat yaşamıştır ki, genelde tüm yazarların hayatı böyle olur. Bilime çok önem veren ve bunu eserlerinin çoğunda kullanan bir yazardır. Onun eserleri hakkında hatta şöyle derler; ”Bizi ölümüne korkutmayı, bir zamanlar doktor olan Robin Cook’a bırakın”. Robin Cook, en bastırılmış çekincelerimizi bile şaşırtıcı bir yetenekle gün ışığına çıkarıp bizi kendimizle yüzleştiren bir yazar. En kışkırtıcı yapıtı olarak nitelenen bu kitapta, Robin Cook; kaynağı bilinmeyen, bu nedenle daha da dehşet verici olan yeni bir varlığın ortaya çıkıp aniden yayılmasını anlatıyor.

 

İnternet tarayıcınızda mov uzantılı dosyaları görmek için Quick Time player kurmanıza gerek yok, QT Lite kurarak bu tip dosyaları seyredebilirsiniz.

MOV dosyaları yanında QT, .3GP gibi QuickTime dosyalarını da açabilirisinz. Devamini Oku »

 

Dosya Adı:Kalıp Dosyası
Dosya Açıklaması : Bin dosyası bir kalıp dosyasıdır. Bin dosyaları Nero vs benzeri imaj dosyaları yaratan programlar ile oluşturur. Daemon Tools ve Alcohol gibi sanal disk oluşturmak için kullanılan programlar ile sanal disk oluşturularak görüntülenebilir. Binary (yani ikili) veri barındıran dosyalar Bin uzantısı ile kalıp yapılır. Bin dosyaları ile genellikle CUE dosyasıda gelmektedir. CUE dosyaları Bin dosyasının içerğini açıklayacı dosyadır. iso Buster, Ultra iso, Poweriso ve nero gibi programalar ile diske yazdırılabilir.  Bin dosyalarının iso dosyalarından farkı ise sanal disk oluşturmak için kullanılan programlar ile bin dosyası ile sanal disk oluşturamaz. Sanal disk programları bin dosyaları ile gelen CUE dosyalarını okuyarak sanal disk oluştururlar. Eğer bin dosyası ile gelen herhangi bir CUE dosyanız yok ise sanal disk programı ile sanal disk oluşturamazsınız. CUE dosya örneği vermek gerekirse

fetih.bin dosyamız var ise

not defterini açıp içerisine

FILE “fetih.bin” BINARY
TRACK 01 MODE1/2352
INDEX 01 00:00:00

kodunu yazdıktan sonra fetih.cue olarak aynı dizine kayıt etmemiz gerekmektedir. Aksi takdirde Bin dosyamızı sanal disk olarak kullanamayacağız.

 

Yüzme yarışları serbest (kravl), kelebek, kurbağalama ve sırtüstü olmak üzere dört ayrı kategoride yapılır. Ancak ‘kelebek’ gibi her insanın kolay kolay yüzemeyeceği bir sitilin niçin yarışmalara alındığı pek bilinmez. Aslında bütün stillerin orijini kur-bağalamadır. Uluslararası yüzme federasyonu kurulmadan önce başka ilginç kategoriler de vardı. Örneğin 1900 yılında Fransa’da Sen nehrinde yapılan 200 metre engelli yarışında, yüzücüler sudaki direklere çıkıyor, sandalların altlarından geçiyorlardı. Bilmen en eski yüzüş şekli kurbağalamadın Az enerji harcanması nedeni ile bu stil suda hayat kurtarmada ve keyif için yüzmede de kullanılır. İki kolun ileri uzatılıp, suyun ellerle iki yandan geri çekilmesi, bu arada bacakların da senkronize hareket etmesi, kurbağaların yüzüşüne benzediğinden bu adı almıştır. İlk zamanlarda kulaç tamamlandığında, nefes de kol hareketi başlamadan önce alındığı için, bu arada hız da çok azaldığından dura dura yü-zülüyormuş gibi görünürdü. Gittikçe gelişen bu stilde şimdilerde nefes kolun geri çekiliş hareketinin tamamlanmasından az önce alınmakta, yüzücüler de duraksamadan yüzmektedirler.Kelebek stilin kurbağalamadan asıl farkı kol hareketleridir. Kollar ileri hareketlerini suyun üstünden yaparlar. 1933 yılında ABD’de yapılan bir yarışta Henry Myers adlı bir yarışmacı kurbağalama stili ile yüzüşün kurallara uygun olduğu konusunda ısrar etmiş ve sonuçta yarışa kabul edilmiştir. Devamini Oku »

 
Copyright © Netlopedi 2010
Web Sitemizdeki Bilgileri İstediğiniz Gibi Kullanabilrsiniz. Çünkü Bilgi Paylaştıkça Çoğalır.
Domain Tescil Ve Host Hizmeti Midi Bilişim Tarafından Sağlanmaktadır