NetlopediWeb Kütüphanesi |
|
|
|
![]() |
![]() |


|
6 Nisan 2010
Filed under:
Padişahlar
|
|
|
Babasi : Sultan Abdülmecid Mehmed Vahidüddin de İstanbul’da doğmuştur. Otuzaltıncı padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı ve İmparatorluk tarihinde son kılıç alayı yapıldı. Orta boylu, ince yapılı, açık tenli ve biraz soluk yüzlü idi ve sakalı yoktu. Zayıf fakat kuvvetli bir vücudu vardı. Kıymetli ulema tarafından iyi bir tahsil yaptırıldı. Arapça, Farsça okur yazar, fıkıh ilmini çok iyi bilirdi. Çok nazik ve son derece saygılı ve sabırlı idi. Çok fazla konuşmaz, kendisine anlatılanları ise hiç söz kesmeden sonuna kadar dinlerdi. İyi bir eğitim alarak yetişti, çok zeki, okuduğunu hemen kavrayıp, anlamlar çıkarır, meseleleri tahlil edebilirdi. Ağabeyi Mehmed Reşad gibi şehzadeliği döneminde, devlet yönetiminde padişah idaresini yakından görmüş, tecrübe sahibi olmuştu. Sultan Vahdeddin, görev kendisine verildiğinde ne kadar ağır bir sorumluluk aldığını biliyordu. Tahta çıktığında Osmanlı Devleti en kötü günlerini yaşıyordu. Atalarının yönettiğinden çok farklı bir duruma gelmiş bir devleti yönetecekti. Devamini Oku » |
|
|
6 Nisan 2010
Filed under:
Padişahlar
|
|
|
Beşinci Mehmed Reşad İstanbul’da doğdu. Otuzbeşinci padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Orta boylu, mavi gözlü ve beyaz tenli, kır sakallı ve biraz topluca idi. Kendisini iyi yetiştirmiş, nazikliği ve terbiyesi ile çevresinin ilgisini çekmiştir. Çok hassas bir yapıya sahip olup, kendisine hizmet edenlere de nazik davranırdı. Şiirle de meşgul oldu. Fakirlere ve hastalara çok yardım ederdi. Tarih kitaplarını okumaktan zevk alırdı. Çok kuvvetli bir hafızaya sahipti. Babası onun tahsiline cok ehemmiyet verdi. Daha ziyade şark ilimleri ile meşgul oldu. Yaşına göre kitap ve gazeteleri gözlüksüz okuyabilirdi. Sultan Devrinde idareye hiç tesiri olmuyordu. Sarayda iyi bir eğitim alarak yetişti. İyi Farsça öğrenmiş, tarih kitapları okuyarak Türk tarihini iyi incelemişti. Devlet idaresini teslim alıncaya kadar, dört padişah dönemini yaşamış, önemli deneyimler kazanmıştı. Osmanlı Sultanları içinde en yaşlı şehzade olarak, 65 yaşında padişah olmuştu. Devlet paşaların ellerindeydi. İktidarı teslim aldığında, Osmanlı Devleti meşrutiyetle idare ediliyordu. Yani sultan yetkilerini seçilmiş bir Meclis ile paylaşıyordu. Sultan Reşad ağabeyi II. Abdülhamid döneminde, I. Meşrutiyet ve II. Meşrutiyetin ilan edilmesini yaşamıştı. Ülkenin içinde bulunduğu siyasî çekişmeler, İttihat Terakki Partisi’nin tutumu, ağabeyinin sürgüne gitmesine sebep olmuştu. Yakın çevresine “ben işe karışacak olursam, biraderin suçu ne idi?” diyerek, devlet işlerine fazla karışmadığını ima ediyordu. Ülke ise en zor günlerini yaşıyordu. İttihat Terakki Partisi Meclis’te çoğunluğu bulunmasına rağmen, sorunlar karşısında yetersiz kalıyordu. Ekonomik durum düzeltilemediğinden borçlanmalar devam ediyordu. Meşrutiyet ilâan edilmiş ve Meclis-i Mebusan kararı müessir olarak bulunuyordu. Devamini Oku » |
|
|
6 Nisan 2010
Filed under:
Padişahlar
|
|
|
Babası : Birinci Abdülmecid İkinci Abdülhamid İstanbul’da doğmuştur. Otuzdördüncü padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Sarayda rahat bir şehzadelik dönemi geçirmişti. Zamanının en güçlü hocalarından, Farsça, Arapça, Fransızca’yı okuyup yazacak ve rahat konuşacak derecede öğrenmişti. Fransız ve İtalyan hocalardan da müzik dersleri almıştı. Tarihe çok meraklı idi. Uzun boylu, buğday benizli, siyah ve sık sakallıydı. Kaşlarının üzeri hafifçe çıkıntılı ve gözleri de siyahtı. Kuvvetli bir hafıza ve basirete sahipti. Güçlü zekası ile kendisini kültürlü olarak yetiştirmişti. Bir gördüğünü bir daha unutmazdı. Gayet güzel ve düzgün konuşurdu. Açık, net bir konuşma yapısı vardı. Deha derecesinde bir siyasete sahipti. Aynı zamanda çok cesur bir padişahtı. Spor yapmaktan hoşlanırdı. Gayet güzel silah ve kılıç kullanırdı. Son derece takva idi. Tasavvufa ait geniş bilgisi vardı. En önemli özelliklerinden biri, kendisine anlatılanları uzun müddet sabırla dinlemesi idi. Çalışmayı çok sever, kendisini devlet işlerinde görevli sayar, çalışma saatleri dışında usta bir marangoz olarak atölyesinde çalışırdı. Kültüre büyük önem vermiştir. Devamini Oku » |
|
|
6 Nisan 2010
Filed under:
Padişahlar
|
|
|
Babası : Birinci Abdülmecid Beşinci Murad da İstanbul’da dogdu. otuzüçüncü padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Sultan Abdülmecid’in ilk doğan şehzadesi olduğundan, sarayda sevinç yaratmış ve günlerce süren şenlikler yapılmıştı. Güzel, sevimli, yumuşak karakterli ve zeki bir çocuk olarak büyümüştü. Babasının isteği ile Batı tarzında iyi bir eğitim almıştı. Değerli alimler tarafından yetiştirildi. Şiir ve Nesir üzerinde çalışmalar yaptı. Türkçe’yi çok iyi kullandığı gibi Arapça ve Fransızca da öğrenmişti. Güzel sanatlara karşı özel bir ilgisi vardı. Güzel resim yapar, iyi piyano çalardı. Müzikle de uğraşırdı ve hafif batı müziğinde güzel besteler yapmıştır. Tahta çıktığında 35 yaşında idi. Sultan Abdülaziz‘i tahttan indirenler onu padişah yaptılar. Tahta çıktığı zaman akli muvazenesi tamamen bozuldu. Dünyanın en mütehassıs doktorlarına teslim edilmesine ragmen iyileşemedi. İktidar için kendisini çok iyi hazırlamasına rağmen, saltanatı ancak 93 gün kadar sürmüştür. Rahatsızlığı sebebiyle tahtan indirilip, Çırağan Sarayı’nda ikamete alınmıştı. Ali Suavi, Çırağan Sarayı baskını, Sultan V. Murad’ın tekrar tahta çıkarılması olayıdır, fakat başarılı olamamıştır. Devamini Oku » |
|
|
6 Nisan 2010
Filed under:
Padişahlar
|
|
|
Sultan Abdülaziz Istanbul‘da doğdu. Otuzikinci padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Çok kuvvetli bir tahsil gören padişahın edebi kültürü de gayet genişti. Babasının gözetiminde çok iyi bir eğitim almış ve kendini yetiştirmişti. Hocası Akşehir’li Hasan Fehmi Efendi’den Arapça dersleri almıştı. Ağabeyi Abdülmecid ile yakın ilişki içinde bulunmuş, devlet yapısını, işleyişini yakından görmüş. O’nun seyahatlerine de katılmıştı. Batı müziği yerine Türk müziği dinlemeyi, opera veya tiyatroya gitmektense orta oyununu seyretmeyi kendi kültür değerlerine sahip çıkmayı tercih etmişti. Uzun boylu, değirmi yüzlü, geniş omuzluy, kumral tenli, ela gözlü, sert bakışlı ve siyah kısa sakalı vardı. Vücudu pek iri ve heybetli idi. Cihan pehlivanları ile güreşebilecek kuvvete sahipti. Sade giyinmeyi sever, gösterişten hoşlanmazdı. Aynı zamanda bestekâr, şair ve ressamdı. İyi bir müzik eğitimi almış ve iyi ney çalardı. Memleketin imarı için bir çok çalışmalar yapmıştır. Yaptırmış oldugu savaş gemilerinin planlarını coğu zaman kendisi çizmiştir. Avrupa’yı gezmiş, o kültürü yakından görmüştü. Eğitimin gelişmesi, okullaşmanın arttırılmasına çalıştı. Şuray-ı Devlet kurulmuş, yabancılara mülk edinme haklarının verilmesi sağlanmıştı. Devlet idaresinin hukuka bağlı belli kurallar içerisinde yürütülmesine inanırdı. Devamini Oku » |
|


| Copyright © Netlopedi 2010 Web Sitemizdeki Bilgileri İstediğiniz Gibi Kullanabilrsiniz. Çünkü Bilgi Paylaştıkça Çoğalır. Domain Tescil Ve Host Hizmeti Midi Bilişim Tarafından Sağlanmaktadır |

Babası :
Sultan
Beşinci
Babasi : Ikinc